Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerin sağlık teknolojileri, kimya, yapay zeka uygulamaları, deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir tarım başta olmak üzere pek çok alanda yürüttüğü haftanın öne çıkan çalışmalarını duyurdu.
YÖK tarafından yapılan açıklamada, Hitit Üniversitesi’nde dokuz yıllık araştırma sonucunda geliştirilen yerli glikoz sensörünün, ithal kan şekeri ölçüm sensörlerine alternatif olmasının amaçlandığı belirtildi.
Türk Patent ve Marka Kurumu’nun tescil ettiği buluş, Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu kapsamındaki ISIF’26 Uluslararası Buluş Yarışması’nda altın madalya kazandı.
Enzim kullanılmadan ve paladyum gibi soy metal özelliklerine sahip malzemelerden, özel bir nano desenleme tekniğiyle üretilen sensör malzemesi; neme ve oksitlenmeye karşı dayanıklılığı, uzun raf ömrü ve kullanıcı dostu yapısıyla dikkati çekiyor.
Laboratuvarda çalıştığı gösterilen ve teknoloji hazırlık seviyesi 4. aşamada olan sensörün, yeni projeler ve destekler aracılığıyla kişisel kullanıma uygun yerli ve milli bir prototip glikometreye dönüştürülmesi öngörülüyor.
Kimyasal tehditlere yönelik yerli kağıt dedektör
Kimyasal harp maddelerinin belirlenmesinde kullanılacak yerli bir kağıt dedektör geliştirilmesi amacıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ), TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Gebze Teknik Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi birlikte çalışma başlattı.
“Kimyasal Harp Maddesi Nokta Tespit/Teşhisinde Kullanılan Kağıt Dedektörlerin Yerli ve Milli İmkanlarla Geliştirilmesi” adlı proje, TÜBİTAK 1007 Programı çerçevesinde Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından desteklenmeye uygun bulundu.
Proje kapsamında, tehlikeli kimyasal maddelerle temas ettiğinde renk değiştirerek hızlı tespit yapılmasına imkan verecek taşınabilir bir malzemenin geliştirilmesi hedefleniyor. Yanlış pozitif sonuçların azaltılması, farklı kimyasalların birbirinden ayırt edilmesi ve dedektörlerin neme, sıcaklığa ve çevresel şartlara dayanıklı olması da amaçlar arasında bulunuyor.
Savunma sektörüyle polis, itfaiye ve sivil savunma gibi ilk müdahale ekiplerinin kullanımına yönelik bu çalışmanın, kimyasal tehlikelerin erken tespit edilmesine ve müdahale süreçlerindeki risklerin düşürülmesine katkı sunması bekleniyor.
Yapay zeka desteğiyle meme kanserinin tespiti
Boğaziçi Üniversitesi Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü, radyologlara meme kanserinin tespitinde yapay zeka yoluyla destek vermeyi amaçlayan bir proje yürütüyor.
Meme kanserinin görüntülerden tespit edilmesine odaklanan çalışmayla, tanı süreçlerinin daha kolay hale getirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi bünyesindeki üretim çiftliğinde yetiştirilen ıstakozlar, 2026 yılı Çanakkale Boğazı salımı kapsamında denizle buluşturuldu.
Üniversitenin akademik ve idari personelinin katıldığı çalışma, Bilim-1 teknesiyle resif bölgelerine gidilerek gerçekleştirildi ve her yıl düzenli biçimde yapılıyor. Çalışmanın amacı, deniz ekosistemini korumak ve gelecek kuşaklara daha zengin bir deniz yaşamı bırakmak.
Silajlık soyayla yem kalitesini yükseltme denemesi
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NÖHÜ) Ayhan Şahenk Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Niğde şartlarında yürüttüğü ikinci ürün silajlık soya denemesinde, dekara ortalama 2 bin 485 kilogram hasıl verimi alındı.
Mısır silajının protein içeriğini destekleyip daha dengeli yem elde edilmesini hedefleyen çalışma çerçevesinde, 19 Haziran’da dört ayrı soya çeşidinin ekimi gerçekleştirildi.
Soya silajının mısır silajıyla birlikte kullanılması sayesinde hayvan beslemede protein dengesinin desteklenmesi ve dışarıdan satın alınan pahalı protein yemlerine ihtiyacın azaltılması amaçlanıyor.
NÖHÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, Çiftçi Eğitim Koordinatörlüğü üzerinden çiftçilere bu yeni nesil tarımsal üretim alanlarında eğitim verilmesi ve uygulamaların bölgede yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalara başladıklarını ifade etti.
Bitlis Eren Üniversitesinin bilimsel yayın adedi yükseldi
Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), bu yılın ilk dokuz ayında Scopus kapsamında yayımladığı 396 çalışmayla, geçen yılın tümünde kaydedilen 291 yayın sayısını geride bıraktı.
Bir önceki yılın toplam yayın adedinin yüzde 136,1’ine erişen üniversite, yayın sayısını en çok yükselten 208 üniversite arasında 4. sırayı alırken devlet üniversiteleri içinde ilk sırada yer aldı.



YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL