Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026'da 2 bin 111'i ormanlık alanda, 4 bin 108'i kırsal bölgelerde olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini kaydederek, "Orman yangını sayısı geçen yıla kıyasla yüzde 35 düştü." dedi.
Yumaklı, 2026'da orman yangınlarına karşı yürütülen çalışmaları ve yangınlara ilişkin verileri değerlendirmek amacıyla gazetecilerle buluştu.
Buradaki konuşmasında iklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskısının giderek ağırlaştığını belirten Bakan Yumaklı, bu sebeple oluşturdukları orman yangınıyla mücadele yaklaşımının sadece yangınları söndürmekten ibaret olmadığını ifade etti.
Yangın öncesinde riskleri düşürüp yönetmenin, yangınların önüne geçmenin, erken tespit ve hızlı müdahalenin, ayrıca yangından etkilenen alanları yeniden ormanlaştırmanın mücadelenin birbirini tamamlayan temel basamakları olduğunu aktaran Yumaklı, şöyle konuştu:
"Çalışmalarımıza eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirlerle başlıyoruz. Yeşil Vatan Seferberliği kapsamında toplumun her kesimini bu mücadelenin parçası yapıyoruz. Orman yangınlarıyla mücadeledeki en önemli güçlerimiz arasında gönüllülerimiz de yer alıyor. 2021'de 13 bin olan gönüllü sayımız, 2026'da 142 bine yükseldi. Orman Benim Kampanyası'yla yaz mevsimi başlamadan, yangına yol açabilecek cam, plastik ve benzeri çöpleri gençlerle ve çocuklarla birlikte ormanlardan topluyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak yangınların yayılma tehlikesini azaltıyor, ekiplerimizin yangın alanlarına erişimini de kolaylaştırıyoruz. Bu yıl 56 yeni yangın havuzu ve göleti inşa ettik, böylece toplam sayıyı 4 bin 852'ye yükselttik. Söz konusu havuzlar, zorlu coğrafi koşullarda hava araçlarımızın suya erişebilmesi bakımından kritik önem taşıyor. Ülke genelinde bugün 776 yangın gözetleme kulemiz mevcut. Bu kulelerin 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak görev yapıyor."
"2026'da uçak sayısını 28'e, helikopter sayısını 119'a yükselttik"
Bakan Yumaklı, insan kaynağını, kara ve hava araçlarını, teknolojik altyapıyı ve müdahale planlarını her yıl daha da ileri taşıdıklarını belirterek, "Orman yangınlarıyla mücadele eden personel sayısını 2025'teki 25 binden 2026'da 28 bin 65'e çıkardık. Arazözlerimizin sayısı 1953'e, ilk müdahale araçlarımızın sayısı 2 bin 766'ya, iş makinelerimizin sayısı da 878'e ulaştı. Ekiplerimiz 1600 ayrı noktada konuşlanmış durumda." diye konuştu.
Bölgesel müdahale merkezlerini ilk kez kurarak uzak noktalardaki yangınlara erişimi kolaylaştırdıklarını vurgulayan Yumaklı, "2026'da uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. Anlık su atma kapasitemiz 2002'de 73 tonken 2026'da 462 tona ulaştı. Ormanlarımızı 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracıyla izleyerek yangınları erken tespit ediyoruz. Hava araçlarımızın konuşlandığı nokta sayısını 2026'da 11 yeni yer ekleyerek 69'a çıkardık." ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki ormanların yüzde 64'ünün yangına karşı birinci ve ikinci derecede hassas bölgelerde bulunduğunu belirten Bakan Yumaklı, müdahale planlamasını meteorolojik verileri, ormanların özelliklerini ve bölgesel riskleri inceleyerek yaptıklarını söyledi.
Geliştirilmiş Yangın Risk Haritası'nı bu yıl ilk defa kullanmaya başladıklarını ve bunun kendilerine önemli bir avantaj sağladığını ifade eden Yumaklı, şunları kaydetti:
"40'tan fazla parametrenin göz önünde bulundurulduğu haritalar sayesinde, riskin yüksek olduğu günlerde orman işletme şefliklerimize 7 gün önceden özel uyarılar ilettik. Hava araçlarımızla kara ekiplerimizi de riskin arttığı bölgelere sevk ettik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemi sayesinde arazözlerin yangın alanlarına daha süratli ulaşmasını sağladık. Arazöz ve su ikmal araçlarımıza yerleştirdiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar bilgilerini anlık takip ettik. Araçlarımızda güvenli sürücü tanıma sistemlerini devreye aldık. Yangına hassas bölgelerde çalışan personelimize güvenlik amacıyla konum takip cihazları verdik. Farklı yazılım ve izleme sistemlerimizin tamamını Orman Yangın Yönetim Sistemi bünyesinde bir araya getirdik. Bu yıl, yapay zeka destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı alanlarında birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz, yangınla mücadelede bunlardan en yüksek düzeyde faydalandığımız bir dönem oldu."
"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı çıktı"
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 2025'te Türkiye'de 3 bin 224'ü ormanlık alanda, 4 bin 285'i kırsal bölgelerde olmak üzere toplam 7 bin 509 yangın yaşandığını bildirdi ve "Bu yıl 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. Orman yangını sayısı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 azaldı." dedi.
Bu yıl çıkan orman yangınlarının yüzde 75'inin orman dışındaki alanlarda başladığını aktaran Yumaklı, "Yangınlardan 24 bin 527 hektar orman alanımız etkilendi. Geçen yıla kıyasla yanan orman alanı yaklaşık yüzde 68 geriledi. 2026'da çıkan 2 bin 111 orman yangınının 1766'sını bir hektardan küçük alanlarda kontrol altına aldık. Yangınların yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük sahalarda söndürdük." diye konuştu.
Yumaklı, orman yangınlarının nedenleriyle ilgili şu bilgileri paylaştı:
"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana geldi. Bunların yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden kaynaklanırken yüzde 14'ü yıldırım nedeniyle çıktı. 2026'da iki ayrı zaman aralığında akut dönemler geçirdik. İlk dönem 29-31 Temmuz arasında yaşandı. Bu üç günde tam 260 yangına müdahalede bulunduk. Yangınlardan 255'ini büyümeden kontrol altına alırken, 5'i kamuoyunun gündemine taşındı. Benzer biçimde 7-8 Eylül'de de yangınların yoğunlaştığı bir süreç yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en güç koşulu rüzgar oluşturdu. Örneğin Balıkesir'in Gömeç ilçesinde rüzgar saatte 63 kilometre hıza ulaştı. Aydın'ın Çine ilçesinde ise nem oranının yalnızca yüzde 12 olması, yangının yayılmasını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınların yol açtığı zarar, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu."
AB üyesi ülkelerde bu yıl yangınların toplam 692 bin 419 hektarlık ormanlık alanı etkilediğini belirten Yumaklı, yanan alan miktarının söz konusu ülkelerde yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azaldığını söyledi.
Bakan Yumaklı, 2026'da yangınlardan etkilenen alanın toplam orman varlığı içindeki payının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56, Yunanistan'da yüzde 0,54 olduğunu belirterek, "Ülkemizde bu oran, söz konusu ülkelerin tamamından çok daha düşük; yüzde 0,1 düzeyinde." dedi.
Orman yangınlarıyla mücadele ederken dezenformasyona karşı da çalıştıklarını dile getiren Yumaklı, Türkiye'nin bu konuda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu, bu yaz ağır yangınlarla karşılaşan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini kaydetti.
"Ormanlarımızı gelecek kuşaklara en güçlü biçimde bırakmak için çalışmayı sürdüreceğiz"
Yumaklı, yanan ormanlık alanlar hakkında sürekli dezenformasyon üretildiğine dikkati çekerek, Anayasa uyarınca bu alanların imara açılamayacağını ve yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu, kendilerinin de bu yükümlülüğü yerine getirdiğini söyledi.
Karbon yutak ormanları oluşturma sorumluluğunun Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğunu belirten Yumaklı, şöyle konuştu:
"Bu doğrultuda yeni karbon yutak ormanlarını kurmak için zaman kaybetmeden harekete geçiyoruz. 2019'dan beri 11 Kasım'ı Milli Ağaçlandırma Günü olarak kutluyoruz. Bu yıl 11 Kasım'da Antalya'da yapılacak COP31 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan, Avustralya Başbakanı Albanese ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres birlikte fidan dikecek. Liderler, COP31 anısına oluşturduğumuz Barış Ormanı'na fidanlarını dikerken, biz de 'Geleceğe Nefes Dünyaya Barış' sloganıyla 81 ilde vatandaşlarımızla fidanları toprakla buluşturacağız. 11 Kasım'da 7'den 70'e tüm vatandaşlarımızı illerimizdeki fidan dikim alanlarına davet ediyoruz. Vatandaşlarımız, her yıl olduğu gibi bu yıl da 'Geleceğe Nefes' internet sitesi üzerinden fidan sahiplenebilir ya da fidan bağışında bulunabilir. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde yeşil alanları artırmak, ormanlarımızı gelecek kuşaklara en güçlü şekilde bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz."
"Turkuaz Bağlantısallık Girişimi'ni resmen tanıtacağız"
Yumaklı, Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında Bakanlık olarak gerçekleştirecekleri çalışmalara değinerek, zirvede tarım ve gıda sistemlerinin iklim krizine dayanıklılığının artırılması, su kaynaklarının etkin yönetilmesi ve biyolojik çeşitliliği destekleyen orman yutak alanlarının korunmasının müzakerelerin başlıca gündemleri arasında yer alacağını belirtti.
COP31'e Bakanlık olarak 5 temel etkinlik ve 30'dan fazla yan etkinlikle kapsamlı katılım sağlayacaklarını bildiren Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:
"Suyu merkeze alan öncü yaklaşımımızı çok sayıda ülke yakından izliyor ve örnek kabul ediyor. Bu çerçevede, uluslararası kuruluşlar ve konuk bakanların katılımıyla düzenleyeceğimiz Yuvarlak Masa Toplantısı'nda Turkuaz Bağlantısallık Girişimi'ni resmen tanıtacağız. Su, enerji, gıda ve ekosistem arasındaki bağlantıyı temel alan bu bakışla krizleri bir bütün halinde değerlendirerek çözüm geliştiren küresel bir model oluşturacağız."
Yumaklı, gıda güvenliği, kırsal tedarik zincirlerinin korunması ve sıfır atık amaçlarının da zirvede en üst düzeyde ele alınacak konular arasında bulunduğunu belirtti. Bu kapsamda IFAD işbirliğiyle hazırlanan "Baskı Altındaki Kırsal Tedarik Zincirleri: Gıda Güvenliği ve Dayanıklılık İçin Bütünleşik Çözümler" raporunun uluslararası tanıtım etkinliğine ev sahipliği yapacaklarını ifade etti.
İklim ve piyasa şoklarına karşı kırsal toplulukların direncini artıracak bütünleşik çözüm yaklaşımlarını dünya kamuoyuyla paylaşacaklarını aktaran Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gıda israfının önüne geçme konusundaki köklü deneyimimizi, tüm dünyada uygulanacak küresel bir eylem planına dönüştüreceğiz. Kurulacak Bölgesel Mükemmeliyet Merkezi sayesinde Türkiye'yi gıda israfı verilerinin toplandığı, politika ve ölçümleme rehberliğinin sunulduğu uluslararası bir merkez haline getireceğiz. Kadın ve genç çiftçilerimizin tarımdaki konumunu güçlendirmek amacıyla 'Yüksek Düzeyli Kadın Çiftçiler Diyaloğu' ve 'Yüksek Düzeyli Genç Çiftçiler Diyaloğu' etkinlikleriyle uluslararası diyalog süreçlerini yine Antalya'da başlatacağız. Orman yangınlarına karşı küresel mücadele çerçevesinde Entegre Yangın Yönetimi Üst Düzey Diyaloğu'na öncülük edeceğiz. COP31'de yürüteceğimiz çözüm odaklı tarım diplomasisiyle Türkiye'nin sürdürülebilir tarım, su ve orman yönetimindeki küresel liderliğini bir kez daha bütün dünyaya göstereceğiz."



YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL